10 Temmuz 2008 Perşembe

yedi.

şövalyenin gösterdiği yöne bakınca, gerçekten de yel değirmenlerini gördü. böyle olmamalıydı, bir şeyler yapmalıydı. don quijote ve sancho panza'ya göre geniş bir yay çizerek, onlara görünmeden koşturdu eşeğini. Değirmenlere kadar vardıktan sonra daha da beter mahmuzladı eşeği, şövalyeyle uşağının yanına doğru tekrar. garip hayvan çok yorulmuştu oysa, gidemedi daha fazla. atladı eşekten bunun üzerine, koşmaya başladı, ve bağırmaya: “imdat! efendimiz, kurtarın beni bu vahşi devlerden!”

5 yorum:

.................. dedi ki...

sonsuzlukta bi noktam olsa..
her zaman yanimda olmasa
ama ihtiyac duydugumda nerde oldugunu bilsem, bi de ben ihtiyac duyunca hemen "benim" olsa..

zaman onu sonsuzlukta unutsa, hic dokunmasa, egmese, bukmese, degistirmese...

guzel olurdu...
keskeydi..

30 Temmuz 2008 16:25
varolmayan şövalye dedi ki...

...................'ların arkasına saklanmak hiç de güzel bir davranış değil..............................

31 Temmuz 2008 23:32
son dedi ki...

saklanan bişey yoktu ortada ama saklı kalmak istemenin güzel bir davranış olmadığını düşünmemiştim..

aslında güzel bir davranış sergileme kaygısında da değildim...


neyse
hoşçakal.

bu sorun ...........'ların kaybolmasıyla çözülür gibi
nokta

02 Ağustos 2008 11:29
varolmayan şövalye dedi ki...

kendisi de o noktaların arkasına saklanmış bir mesaj olarak şaka yaptığımı düşünmüştüm. yapamamışım. noktaların arkasındakini merak etmediğimden değil, ama bunun hoş bir davranış olmaıdğını düşünmüyorum.

ayrıca her zaman saklanan bir şeyler vardır...

02 Ağustos 2008 13:44
................ dedi ki...

emin olamamıştım :)
ayrıca haklısın
saklanan birisinin olduğu yerde evet saklanan bişeyler hep var..

03 Ağustos 2008 14:30